dağ başı

-nı is.
1. 山头, 山顶: Dağbaşı dumanla örtülü idi. 山头云雾缭绕。
2. 穷乡僻壤, 荒郊野外, 大山深处: Dağ başında gece yarısı beni kim görmek isteyebilir? 三更半夜的, 在这穷乡僻壤, 有谁能想见我呢?
3. 荒蛮之地, 深山老林; 山高皇帝远的地方: Ama dağlar başında, yedi cücelerin yanındaki Pamuk Prenses sizden bin kat daha güzel! 可是, 在大山深处的7个小矮人那里, 白雪公主比您漂亮一千倍!
◆ Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir. 山头经常遇风暴, 人生难免有挫折。Dağ başından duman eksik olmaz. 山高多风雨, 权重多烦恼。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • dağ başı — is. Dağın zirvesi, doruğu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller dağ başına harman yapma, savurursun yel için, sel önüne değirmen yapma, öğütürsün el için dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir dağ başından duman eksik olmaz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dağ — 1. is., Far. dāġ 1) Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan 2) İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılan yanık 3) mec. Büyük üzüntü, acı Birleşik Sözler gözdağı 2. is. Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başı dumanlı — sf. 1) Doruğunu sis bürümüş (dağ) 2) Sarhoş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AR'ARE — Dağ başı. İki burun deliğinin arası. * Servi ağacı. Çocuk oyunundan bir oyun …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TUGVE — Dağ başı. * Yüksek mekân …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TUGYE — Dağ başı. * Yüksek mekân …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TANEF — Kayış. * Dağ burnu. Dağ başı. * Kapı üstüne yapılan örtü. * Duvar üzerine yapılan saçak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • bürünmek — e 1) Bürüme işine konu olmak Dağ başı sise büründü. 2) Sarınmak, örtünmek Annem, babaannem, halalarım çarşaflarına bürünmüşlerdi. O. Kemal 3) Bir görünüşe girmek Unutmak istediğim eski kimliğime bürünüvermiştim. O. Pamuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hisli — sif. 1. His verən, yaxşı yanmayıb his eləyən; tüstülənən. Hisli təndir. – Dağ başı səsli qalar; Ocağı hisli z. qalar; Yemək ilən dost olan; İllərlə küslü qalar. (Bayatı). Hisli lampanın işığında bir neçə adam işləyirdi. Q. İlkin. 2. His çəkmiş,… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • DAHİR — Dere, vâdi. * Dağ başı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.